
| Tüm Yazılar |
| > O bir kuş,hayır o bir kurşun,hayır o bir ufo...o bir superman... mkm > Boşver yat uyu yaa Mehmet Bey > Olgunlaşmak Hüseyin > Masallar Çocuklara Zarar mı Veriyor? mkm > Zamanda Yolculuk Teması mkm > Devlet Bize Yardım Etsin Mehmet Bey > Acaba diyor insan..Acaba?... Mehmet Bey > Süper Kahramanlar ve Komplo Teorileri mkm |
| mkm yazdı. |
O bir kuş,hayır o bir kurşun,hayır o bir ufo...o bir superman... |
| Superman döndü.Hepimizin kahramanı,çocukluk özlemimiz superman sinemalara tekrar merhaba dedi.Dönmesi gerekli miydi yoksa bunun konu sıkıntısı çeken holivud olayı olduğunu kabul edip hiç tartışmamak bile mi lazım bilemiyorum.Ancak tekrar, bu adamın diğerlerinden farklı olduğunu anladım.
Sinema çıkışında, ferdi tayfur filmlerindeki benzer bir temayı görüyor insan.Köy ağası istediğini alır da aşkı satın alamaz ya,supermancik de Lois Lane’i kaptırmış,film boyunca “keşke gitmeseydim lanet olası kriptona” serzenişleriyle pişmanlık duyan bir yüz ifadesine sahipti sanki.Filmi izlerken,bu kahramanın diğerlerinden farklı havasını hissediyor insan.Maskesi olmayan,bir gözlükle kendini saklayabilen,yaz kış demeden taytını pelerinini takımın altına çeken,clark kentken aptal sümsük olan,takımı çıkarınca nedense herşeye muktedir biri oluveren ve bunun gibi artık kültleşmiş bir çok esprinin konusu olan özelliklere sahip olan bu eleman gerçekten de enteresan bir karakterdir.Hatta onu ayrı bir kahraman olarak tanımlamayalım,batman,xmen,spiderman gibi kahramanlarla aynı safta tutmayalım,fantastik dörtlüye dahil edelim.Taş adamın sürekli dalga geçtiği,itişip kakıştığı biri olsun o.Keşke öyle olsaydı. Superman’in bir diğer farklılığı da,ne superman filmleri ne de çizgiromanları insanı şaşırtmaz.Wolverine’nin kalkarken,kafasındaki kurşunun alnında yavaş yavaş çıktığı,ve akabinde boynunu kıtırdatarak karizma yaptığı sahne, makinalı tüfekle supermanin tarandığı ama kurşunların ışınlar gibi saçıldığı(bilen bilir, Serway Fizik kitabında momentum sorularından biri bundan bahseder) sahneden daha ihtişamlıdır.Superman uçağı kurtarır,arabaları kaldırır,tüm dünyada ordan oraya uçar ama nafile,seyircinin gözünden yine de uyku akar. Belki de eski superman filmleri de böyleydi,sadece çocuktuk ve çok zevk alıyorduk bilmiyorum.Yoksa görsel açıdan doyurucu bir film olmuş,her ne kadar müthiş olarak tanımlanamayacak olsa da,her ne kadar yeni yetme ya da baby-face olması biraz rahatsız edici olsa da,Christopher Reeve’i aratmayacak bir şekilde superman rolünü kotarmış Brandon Routh. Superman hayranlarını tatmin edebilecek bir film olabilir bu.Ancak supermanin azılı düşmanı Lex Luthor rolündeki Kevin Spacey de iyi bir silah olmuş zira onun adını duyunca “kesin vardır bir bit yeniği”demekten kendimiz alamadık.Hatta o görünür görünmez,”aman hiç bir şeyi kaçırmayayım,kesin filmin sonunda bişeyler olur” hissine kapılıyor insan.Ancak bu bir superman filmi.Kevin Spacey var diye senaryonun sığ olamayacağı yanılgısı da suya düşüyor. Sanki uzun süren film en sonunda bitiyor.Her şeye rağmen Cristopher Reeve’i anarak,çocukluğa dönerek,ve görsel efektden başka bir numarası olmayan,sığ senaryolu bir film için,xmen3 ile mundar olmuş xmen serisini yetim bırakmış Bryan Singer’a kıza kıza çıkılıyor filmden. |
| "Benim de yazım burada olsun!" diyorsanız,yazının en üstünde görünecek olan isminizi ya da nickinizi ve yazınızı mkemalexp@yahoo.com'a gönderin.Kurulumuz incelesin.Uygun bulursa neden olmasın:) |